Yazı yazmaya olan tutku, insanı dijital platformlara iter. Satırların birine ulaşması, görünmesi, cevap bulması. Bu heves masumdur; fakat kaliteli iş, hevesin ardından gelen özümsemedir.
Lise yıllarının yükü, araştırma isteği ve paylaşabiliyor olmak. Psikolojiye, kişisel gelişime, insanların ruhsal sezişlerine bakmak. Yazarın odasında bunlar üst üste biner. Masa dağınık olabilir; cümle dağınık olmamalıdır.
ARTISTIC gibi bir sanat girişiminin parçası olmak, yalnız yazmamayı öğretir. Editör başka bir göz, tasarımcı başka bir ritim, seslendirmen başka bir nefes getirir. Metin çoğalır. Ego küçülür. İş büyür.
İleride sosyal girişimlerde yer almak isteyen biri için dergi bir stüdyodur. Hem yazı hem kültür hem de dijital platformların dili öğrenilir. İsmimi şimdi dillendirmek, ismin altını doldurduğumu düşündüğüm içindir. Mürekkebine sanatı karıştırmak da bu.
Bu odayı okura açıyoruz. Çünkü SEO için tek tek yayımlanan yazılar, aslında odadan çıkan mektuplardır. Sayı onları bir zarfa koyar. Ses onları yüksek sesle okur.